Arama Sonuçları

Mon
17
Nov
9:33 am

* Tuzlu su, soğuk hava, sık sabun kullanımı ve yüzünüzü ıslak bırakmaktan kaçının.

* Yüzünüzü oda sıcaklığındaki kaynamış suyla sabun kullanmadan yıkayın.

* Eğer kaynatılmış su yoksa 1 litre suya 1 çay kaşığı karbonat veya 1 çay kaşığı boraks katarak yüzünüzü bu karışımla yıkayın.

* Cildinizi bitki yağları sürdüğünüz bir pamukla temizleyin.

* Yatmadan önce cildinizi şeftali, badem veya ceviz yağı sürerek besleyin.

* Yağ, karbonhidrat, vitamin özellikle A vitamini bakımından zengin (balıkyağı, süt, yumurta, havuç nektarı) besinlere ağırlık verin.

Etiket yok

VKV Amerikan Hastanesi Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü Dr. Tahir Haytoğlu diyabetin tanısını erken koymanın ve tedavisine erken başlamanın daha sonra gelişecek sağlık problemlerini önleyebileceğini söylüyor.

Diyabet, müdahale edilmediği takdirde vücudun hemen hemen bütün organlarını etkileyebilmektedir. Kontrol altında tutulamayan diyabet; körlüğe, kalp ve damar hastalıklarına, inmeye (felç), böbrek yetmezliğine ve sinir sisteminde tahribata yol açmaktadır. Gebelik sürecinde kontrol altına alınamayan diyabet ise doğumsal bozuklukların görülme riskini artırmaktadır.

Diyabeti düşündürecek olan başlıca şikâyetler:

• Tuvalete sık çıkma
• Ağız kuruluğu
• Hızlı kilo kaybetme
• Halsizlik ve çabuk yorulma

Diyabet için risk faktörleri:

• 45 yaşının üstünde olmak
• Fazla kilolu olmak
• Diyabeti olan yakın bir aile ferdinin olması (anne, baba veya kardeşler gibi)
• Daha önceki hamilelik esnasında diyabet gelişmiş olması

Diyabet türleri:

Tip 1 Diyabet
Bu tipte diyabeti olan kişiler, her gün insülin almak zorundadır. Bu tip diyabet eskiden “Juvenil Diyabet” veya “İnsüline Bağımlı Diabetes Mellitus” olarak adlandırılırdı.

Tip 2 Diyabet
Bu tip diyabet, sık aralıklarla besin alımı ve düzenli egzersizler ile kontrol altına alınabilmektedir. Bazı kişilerin, aynı zamanda, diyabet hapları veya insülin kullanmaları gerekebilir. Bu tip diyabet eskiden “Erişkin Çağı Diyabeti” veya “İnsüline Bağımlı Olmayan Diabetes Mellitus” olarak adlandırılırdı.

Gestasyonel Diyabet
Gebelikte ortaya çıkan diyabet türüdür.

DİYABET TEDAVİSİ
“Amaç; organ hasarlarının önlenmesi”

Diyabet tedavisinde amaç; hastanın kendini daha iyi hissetmesini sağlamanın ötesinde, diyabet nedeniyle gelişebilen kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği, göz problemleri, sinir hasarı ve iyileşmeyen yaralar gibi komplikasyonların önlenmesidir.

Diyabet tedavisi, bir takım işidir. Merkezde hasta olmak üzere bu takımda; hastaya yardımcı olacak diyabet uzmanı endokrinolog, diyabet hemşiresi ve diyetisyen olmalıdır. Gerektiğinde hastaların göz, kalp, böbrek veya ayak problemleri için ilgili bölümlerle koordineli çalışmaya gidilmelidir.

Diyabet tedavisinin bir numaralı amacı; yüksek kan şekeri seviyelerini kontrol altına almaktır. Bunu sağlayacak çeşitli yöntemler vardır.

Bunlar:
• Sağlıklı besinler yemek
• Düzenli egzersiz yapmak
• Gerekli olması halinde ağızdan ilaçlar veya insülin kullanmak
• Kan şekeri ölçümleri yapmak

Diyabette yeni tedavi yöntemleri
Son birkaç yıldır diyabet üzerinde yeni ilaçlar kullanılmaya başlanmıştır. Yeni mekanizmalar üzerinden uygulanabilen bu ilaçların yakın zamanda Türkiye’ye gelmesi beklenmektedir.

Şu anda kullanılan ilaçların her biri, diyabeti kontrol altında tutmak için bir araç görevi üstelenmiştir. Bu ilaçlar gruplandırılarak, farklı mekanizmalar ile etki göstermektedir.

Ağızdan alınıp, farklı mekanizmalar ile etki gösterebilecek ilaçlar:
1. grup; insülin salgılanmasını artırmakta
2. grup; karaciğerde insüline hassasiyeti artırmakta
3. grup; kas hücrelerinin insüline hassasiyetini artırmakta
4. grup; yiyeceklerdeki karbonhidratların emilmesini yavaşlatarak, vücuda zaman kazandırmaktadır.

Yeni çıkan bir başka grup ilaç da insülinin salgılanmasına yardımcı olan hormonların kandaki seviyesini artırarak, etki göstermektedir.

Diyabette ilaç kullanımı
Diyabet hastalığı özellikle de Tip 2 diyabet, farklı evreleri olan bir hastalıktır. İlk dönemlerinde hasta diyabeti hiç ilaç kullanmadan, yaşam tarzı değişiklikleri ve sağlıklı beslenme ile kontrol altında tutabilirken; zaman içerisinde bu yeterli olmayıp, hastanın ağızdan alınan bir ilaç kullanması gerekebilir. Tek ilaç ile diyabetin bir süre daha kontrol altında tutulması mümkün olabilir, bunun da bir süre sonra yetersiz kalması durumunda ikinci hatta üçüncü ilaç eklemesi gerekebilir.

Kompleks bir hastalık olan diyabetin kontrol altında olması demek, sadece şeker kontrolünün sağlanması demek değildir. Kan yağlarının (lipidler, yani kolesterol ve trigliseritlerin) ve tansiyonun da kontrol altında tutulması gerekir. Bu da kişinin, şeker kontrolü için gerekli ilaçlarının yanında düzenli olarak tansiyon ilaçları ve bazen de kolesterol ilaçları kullanmasını gerektirebilir.

Kişi bir anda kendini 4-5 ilaç alırken bulabilir. Bu nedenle diyabet hastalarının düzenli olarak doktorları ile ilaç kullanımı konusunu gözden geçirmeleri, aldıkları bütün ilaçları doktorlarına söylemeleri ve gerekli laboratuvar takiplerini düzenli aralıklarla yaptırmaları gerekmektedir.

Diyabet hastaları, kronik olarak kullandıkları ilaçlarının yanında; soğuk algınlığı veya başka bir nedenle kısa süreli farklı ilaçlar da kullanmak durumunda kalabilir. Bu gibi durumlarda hastalar, kısa süreli ilaçların, düzenli kullandıkları ilaçlarla etkileşip etkileşmediğini doktorlarına sormalıdır.

DİYABET BAKIMI
“Diyabetli kişilerin günlük bakımlarına daha çok önem vermeleri gerekir”

Diyabet ve ayak bakımı
Diyabet hastalarının ayaklarına özen göstermesi ve özel bir ayak bakımı uygulaması yapmaları gerekmektedir. Çünkü ayak bakımına yeterince özen gösterilmemesi, ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Kan şekeri düzensiz ve çok yüksek seyreden diyabetlilerde, sağlıklı bireylere nazaran ayak problemleri daha fazla görülmektedir. Bunun nedeni de damarlarda oluşan kan dolaşımı bozukluğudur.

Kişinin kan şekeri sürekli yüksek seyrettiğinde damarlarda tahribat başlamakta; tahribata uğramış damarlar, kanı yeterli ve sağlıklı bir şekilde organlara ulaştıramadığı için de organlarda fonksiyon bozuklukları ile uzun vadede geri dönüşümü olmayan hasarlar görülmektedir.

Diyabete bağlı sinir hasarları, ayaklarda his kaybına neden olabilir. Bu nedenle ayaklarda meydana gelen kesikler veya yaralar fark edilmeyebilir. Ayrıca ayaklarda zamanla biçim değişikliği de meydana gelebilir. Bu değişim yerlerinde, yaralar ve ayak ülserleri ortaya çıkabilir. Ülserler çok çabuk iltihaplanarak ciddi sorunlara yol açabilir.

Aşağıdaki bulgularda doktora başvurulması önerilmektedir:

• Deride renk değişiklikleri
• Bölgesel ısı artışı
• Ayakta ve bilekte şişlik
• Bacaklarda ağrı (dinlenme veya hareket sırasında)
• Yavaş iyileşen yaralar
• Tırnakta mantar enfeksiyonu veya batık
• Nasır oluşumu
• Deride çatlakların oluşumu

Yapılabilecekler:

• Ayaklarınızı her gün kontrol edin
• Ayaklarınızı her gün tahriş etmeyen bir sabun ve ılık suyla yıkayın
• Ayak tırnaklarınızın bakımına özen gösterin (Tırnaklarınızı düz kesin, köşeleri derin almayın.)
• Ayaklarınızdaki nasırlara ve sertleşmiş deri bölümlere dikkat edin
• Ayaklarınızı koruyun
• Ayak dolaşımınızı güçlendirin
• Ayağınızı sıkmayan ayakkabılar giyin
• Sorunlarınızı sağlık ekibinizle daima paylaşın

Diyabet ve ağız bakımı
Diyabet hastalarının ağız sağlığı konusunda özenli olmaları gerekmektedir. Diyabet kontrolü iyi olmayan hastalarda çürükler daha sık görülür. Diyabet durumunda ağız içi florası da değişebildiğinden, diş eti hastalıklarının görülme sıklığı da artar. Tüm diyabet hastalarının diyabet kontrolünü, olabilecek en iyi şekilde sağlamaya çalışması gerekmektedir. Bununla beraber diyabet hastalarının üstüne düşen görev, hijyenik ağız temizliğini uygulamaktır. Bunun için diyabet hastaları, uygun bir fırça ile günde iki ya da üç kez dişlerini fırçalamalı ve ağız içi yıkama solüsyonları ile gargara yapmalıdır. Hiçbir şikâyeti olmasa da diyabet hastalarının yılda iki kez (6 ayda bir) diş doktorlarına giderek, kontrollerini yaptırmaları ve ağız bakımı konusunda profesyonel yardım almaları gerekmektedir.

Diyabet ve cilt bakımı
Cildimiz, vücudumuzu çevresel faktörlere ve enfeksiyonlara karşı koruyan bir organımızdır. Diyabet kontrolünün iyi olmadığı durumlarda, ciltte daha sık enfeksiyon görülmektedir. Özellikle cildimizin hassas bölgelerinde (kıvrım yerleri, nemli kalan, iyi havalanamayan bölgeler) enfeksiyon riski artmaktadır. Ayak parmak araları, kasık bölgesi, koltuk altları ve özellikle kadınlarda meme altında kalan bölge, mantar ve deri enfeksiyonları için en zayıf yerler arasındadır. Bu bölgelerin temiz ve kuru tutulması, her gün düzenli olarak renk değişikliği olup olmadığının kontrol edilmesi; olası bir enfeksiyon sorununa karşı erken müdahale ile önlem alınmasını sağlayacağından, ileride oluşabilecek harabiyeti engelleyecektir. Herkesin uyguladığı genel hijyen kurallarına diyabet hastalarının da uyması gerekmektedir. Düzenli olarak banyo yapılmalı, banyo sonrasında tüm vücut iyice kurulanmalı; eğer ciltte kuruluk oluşuyorsa, nemlendirici kremler kullanılmalıdır.

Diyabet ve göz sağlığı
Diyabet kontrolünün iyi olmadığı durumlarda göz sağlığı bozulmakta ve ciddi hasarlar oluşmaktadır. Diyabet hastaları, hiçbir şikâyeti olmasa da rutin olarak yılda en az bir kez bir göz muayenesi yaptırmalıdır.

Diyabetin göz üzerindeki olumsuz etkileri
Diyabetle birlikte görülen en önemli ve en sık göz komplikasyonu “Diyabetik Retinopati”dir. İkinci sıklıkta görülen komplikasyon ise hastalarda çift görmeye neden olan “Göz Kasları Felçleri”dir. Bu komplikasyonda en çok, gözü dışa baktıran kaslar tutulur. Genellikle bir kaç ay içerisinde bu durum kendiliğinden düzelir. Ayrıca gözün saydam tabakasında bazen yüzeysel tahrişler oluşabilir. Hastalar bu durumda gözlerinde irritasyon ve batmadan şikâyetçi olur.

Diyabetli hastalarda “Göz Tansiyonu” (Glokom) hastalığının normal insanlara göre daha sık görüldüğü bilinmektedir. “Katarakt” da diyabet hastalarında sıklıkla görülen ve ameliyat ile tedavi edilebilen bir göz hastalığıdır. Göz sinirinin iltihabi hastalığı olan “Optik Nöropati” ise sık görülmemekle birlikte; ani şekilde görme kaybına neden olabilen ve bazı durumlarda körlükle sonuçlanabilen bir komplikasyondur.

Kırılma kusuru değişiklikleri:
Kan şekerinin aniden yükselmesi gözün kırma gücünü artırarak, “Geçici Miyopi”ye (uzağı görememe), kan şekerinin özellikle insulin tedavisi sonrası aniden düşmesi ise “Geçici Hipermetropi”ye (yakını görememe) neden olmaktadır. Kan şekerinde ani yükselme ve düşmeler nedeniyle büyük dalgalanmalar oluşuyorsa, bu dönemde gözlük testi yapılmaması tavsiye edilmektedir. Kan şekeri normal ve stabil düzeye geldiğinde uygulanacak test ile gözlük değişimi yapmak daha sağlıklı olacaktır.

DİYABET ve EGZERSİZ

“Düzenli yapıldığı takdirde egzersizin çok yönlü faydaları bulunmaktadır”

Egzersiz, kan şekeri seviyesini düzenlemeye yardımcı olması açısından diyabet hastaları için faydalıdır. Düzenli egzersiz yapanların genel olarak insülin hormonuna hassasiyetleri artmakta; böylece insülin, vücutta daha etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Bu hem kişinin kendi salgıladığı; hem de dışarıdan ilaç tedavisi olarak aldığı insülin için geçerlidir. Düzenli egzersiz yapan kişilerde damar sertliği (ateroskleroz) de daha az görülmektedir. Diyabetin damar sertliği oluşumuna sebep olan faktörlerden biri olması nedeniyle egzersiz, diyabet hastalarında daha da önem taşımaktadır.

Egzersizin düzenli olarak yapılması ve kişinin yaşı ile kondisyon durumuna uygun egzersizi seçmesi gerekmektedir. Yürüyüş her yaşta yapılabilecek bir egzersiz formudur. Ancak daha önce düzenli olarak spor yapmamış kişiler; tenis, basketbol, futbol gibi çok efor gerektirecek sporlara kalkışmadan önce doktorları ile görüşmelidir. Diyabet hastalarının haftada en az 3 kez, 30 dakikalık yürüyüşe denk gelecek bir egzersiz yapmaları önerilmektedir.

DİYABETLİ HASTALARIN SEYAHATİ

“Önlem almadan yola çıkma”

Seyahat için çoğu zaman çok büyük bir hazırlık gerekmemekle birlikte; ihtiyaçlar önceden belirlenip, ona göre önlem alınmalıdır. İlaç kullanan hastalar, ilaçlarını yanına almayı ihmal etmemelidir. İnsülin kullanan hastalar, seyahat esnasında insülinleri nasıl kullanacağını planlamalıdır. Uzun uçak yolculuklarında hasta, havayolu firmasını önceden bilgilendirerek, diyetine uygun yemek isteyebilir. Hastaların uluslararası seyahatlerde diyetine uygun yemek isteme hakkı bulunmaktadır. Diyet ve beslenme zamanları saat farkından dolayı sekteye uğrayabileceği için hasta beslenme saatlerini de seyahate çıkmadan önce programlamalıdır. Hasta, seyahat öncesinde alması gereken tüm önlemlerle ilgili olarak doktorundan görüş alabilir. Bu önlemlerin yanında hastalar şeker ölçümlerini yapıp, şeker seviyelerinin nasıl seyrettiğini bilmelidir.

DİYABETLİ ÇOCUKLAR

“Çocuklarda psikolojik destek önemli”

Çocukluk çağında ortaya çıkan diyabetlerin büyük bir kısmı -yaklaşık olarak %90-95’i- Tip 1 diyabetli sınıfına girmektedir. Tip 1 diyabetli hastalarında insüline bağımlılık söz konusudur. Bu yüzden bu hastaların insülin kullanması gerekmektedir. Burada aileye çok önemli bir yük binmektedir.

Gerek çocukluk çağında gerekse ergenlik döneminde diyabet teşhisi konulan kişilere, hastalığın korkulacak bir şey olmadığı ve hastalıkla nasıl başa çıkılacağı öğretilmelidir. Diyabetin yaşam sürecinin bir parçası olduğu ve bu süreçte hastanın nelere gereksinim duyduğu hem çocuğa hem de ailesine adım adım anlatılmalıdır. Ayrıca hasta henüz çocukluk çağında olduğu için ailenin çocuğa insülin yapması gerekir.

Diyabetli çocuklar;
• İnsülin ve diğer ilaçların kullanımı
• Yiyecekler ve beslenme
• Şeker ölçümü
• Problemlerle baş edebilme konularında bilgilendirilmelidir.

Etiket yok
Tue
21
Oct
10:07 am

http://www.dugunum.com/images/dogal-guzellik.jpgCilt, saç bakımı, makyaj gibi konularda denenmiş pratik öneriler..
Yağlı saçlar için pudra
Saçınız yağlı bir görünüme sahipse, geniş uçlu bir makyaj fırçasını mineral bir pudranın içine batırın. Fırçanın ucun da kalan fazlalığı azaltmak için sapına elinizle hafifçe vurduktan sonra pudrayı saç diplerinize uygulayın. Uyguladığınız pudra fazla yağı emerek saç tutamları¬nız arasına karışacak. Bize inanın, kimse duş almaya vaktiniz olmadığını anlayamayacak.

Güzel kokmak için

Saçlarınıza az bir miktar parfüm sıkın. Büyük uçlu bir fırça yardımıyla saç diplerinizden başlayarak uçlarına kadar tarayıp kokuyu dağıtın. Tüm gün muhteşem kokacaksınız.

Nasırlar için vazelin

Yatmadan önce nasırlarınıza vazelin uy¬gulayın. Ardından çoraplarınızı giyin ve yatın. Sertleşmiş nasırlarınızı, vazelin gece boyunca yumuşatacak.

Makyaj tazelemenin pratik yolu
Makyajınızı yeniden yapmak için zamanınız yoksa, bir kulak pamuğunu makyaj temizleyicisine batırın ve makyajınızın yalnızca akmış veya bulaşmış bölgelerini silin.

Avakado ile yumuşayın
Taze bir avokadonun çekirdeğini çıkartıp kabuklarını soyun ve meyveyi tüm vücudunuzda gezdirin. 20 dakika boyunca devam ettikten sonra duşa girin. Avokado meyvesi doğal bir nemlendirici olduğu için cildinizin ne kadar yumuşadığına inanamayacaksınız.

Kırılan tırnağınızı yapıştırın
Kırıldığı zaman tırnağınızı koparmak yerine, bir damla Japon yapıştırıcısını kırıldığı yere damlatın. Üzerine en sevdiğiniz ojeden yoğun bir tabaka sürün. Kırık çizgiyi kamufle etmek için kırmızı, bordo veya mercan gibi ışık geçirmeyen mat renkleri tercih etmelisiniz.

Ruj temizlerken..

Kırmızı rujunuzu ovalamak yerine küçük bir makyaj pamuğunu veya kağıt mendili makyaj temizleyicisine batırıp silebilirsiniz.

Göz kremi kaşlara da kullanılır
Yoğun bir göz kremini kaşlarınıza uygulayarak onları da nemlendirmeniz mümkün. Ayrıca, kepeğe benzeyen o beyaz zerreciklerden de kurtulmuş olacaksınız.

Cildiniz kabartma tozuyla parlasın

Uyguladığınız bir otobronzan sonrasında cildinizde çizgiler meydana geldiyse, banyo lifinin üzerine koyacağınız bir miktar kabartma tozu ile cildinizi ovarak bu çizgilerden kurtulabilirsiniz.

Kirpik kıvırıcınızı ısıtın
Kirpikleriniz dümdüzse, metal kirpik kıvırıcıyı birkaç dakikalığına fönle ısıtın. Böylelikle kirpikleriniz daha kolay şekil alır. Ayrıca, suya dayanıklı bir maskara uygulayın. Diğer maskaralardan daha hızlı kuruduğu için kirpiklerin kıvrımını daha etkili bir şekilde belli edecektir.

Fırçanıza saç spreyi uygulayın
Saçlarınızı kuruttuktan sonra fırçanızın üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve saçınızı tarayın. Böylelikle saçlarınız kaskatı olmadan hacmini ve parlaklığını koruyacak.

Nemlendiricinize bebek yağı katın

Parlak ama çok yağlı görünmeyen bacaklara sahip olmak için günlük vücut nemlendiricinizin içine bir damla bebek yağı ekleyin.

Bitki yağından yararlanın

Tırnakların etrafını çevreleyen ölü derilerin sertleşip şeytan tırnağına dönüşmemesi için, bu bölgelere bir miktar kayısı yağı damlatın.

Uçuğunuzu kremle yatıştırın
Uçuğun çıkmaya başladığını hissettiğiniz anda üzerine bir miktar yoğun formüllü nemlendirici sürerek daha kötü bir hale gelmesini önlemiş olursunuz.

Göz kaleminizi dondurun

Göz kaleminizin ucu uygulama sırasında dağılıyorsa, onu 15 dakikalığına buzluğa koyun.

Sivilcenize diş macunu sürün
Sadece bir bezelye büyüklüğünde uygulayın. Diş macunu sivilcenin yağını emerek daha fazla büyümesini engeller. 15 dakika sonra yüzünüzü yıkayın.

Sabunu susuz kullanın
Kullanmaya kıyamadığınız sabunlarınızı iç çamaşır çekmecenize veya tişörtlerinizin durduğu rafa koyarsanız, bunları giydiğinizde harika kokarsınız.

Kaşlarınızı diş fırçasıyla tarayın
Kullanılmamış nemli bir diş veya kaş fırçasının üzerine saç spreyi sıkarak kaşlarınızı rahatça düzleştirip şekle sokabilirsiniz.

Kuru bölgelerinize pişik kremi sürün
Çatlak dirsek ve ayak topuklarınızı yumuşatmak için bu bölgelere yoğun bir tabaka halinde pişik kremi uygulayın.

Yumuşak kirpikler
Gözlerinize makyaj yapmadan ilgi çekmek için, kirpiklerinizin ucuna birkaç damla vazelin uygulayıp tarayın. Böylece seksi ve parlak bakışlara sahip olacaksınız.

Saç tellerinizi yatıştırın

Saç spreyini uyguladıktan sonra, kutusunu yatay şekilde tutarak saçınızın üzerine baskı uygulayın.

Koltuk altınıza peeling

Eğer koltuk altlarınız kuruyor ve pul pul dökülüyorsa narin bir vücut peeling’i ile bu bölgeyi yumuşatabilirsiniz.

El kreminiz oto bronzan ile harmanlayın
Solaryuma gitmeyi tercih etmiyorsanız birkaç damla bronzlaştırıcı kremi el kreminizle karıştırın ve bu karışımı bacaklarınıza sürün.

Doğal bukleler için

Saçlarınızı fön kullanmadan doğal yollarla kurumasını bekleyin.

Cilt lekeleri için çay torbası
Eğer cildiniz bir sebepten ötürü tahriş olmuş ve sişmişse, demli ama soğuk bir poşet yeşil çayı cildinizin üzerine yerleştirin, iki-üç dakika kadar tutun.

Sirke ve sodayla parlak saçlar
Bir ölçek sirkeyi dört ölçek sodayla karıştırın ve saçınızı bu karışımla ıslatın. 15 dakika boyunca saçınızda kalmasına özen gösterin. Böylece istediğiniz parlaklığa kavuşabileceksiniz.

Kendi kreminizi kendiniz yapın
Kokusuz bir kreme damlatacağınız birkaç damla parfüm ile saatlerce istediğiniz gibi kokmanın keyfine varın.

Dişlerinizi ağız gargarası ile fırçalayın

Eve geç geldiğiniz gecelerde kendinizi dişlerinizi temizleyemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız, ağzınızı bir gargara ile çalkalayın. Ardından kuru diş fırçanızla diş etlerinizin dişlerinizle buluştuğu noktaları hafifçe fırçalayın.

Yumurta beyazıyla yüzünüzü canlandırın

Yumurtanın beyazını cildinize maske şeklinde yayın. Daha sonra beş dakika yüzünüzü yıkayın.

Bacaklarınızı saç kremiyle tıraş edin
Tıraş köpüğünüz bittiyse onun yerine saç kremi kullanabilirsiniz. Bu krem, tüylerinizi yumuşatarak tıraşı kolaylaştıracak ve bacaklarınızı da ipeksi bir yumuşaklığa kavuşturacak.

Etiket yok
Tue
21
Oct
6:14 am

Kış aylarında cilt ekstra bir bakım istiyor. Soğuk ve rüzgârlı hava cildin kurumasına yol açarken, kapalı mekânlardaki kirli hava ise cildin gözeneklerini kapatarak, nefes almasını engelliyor. Cilt, mat bir görünüm kazanıyor ve olumsuz dış etkenlere karşı mücadele edemiyor. Yaşlanma etkileri artarak kırışıklıklara davetiye çıkarıyor.Kış aylarında cildinize özen göstermelisiniz. Çünkü cildin yaşlanmasının nedeni yaşın yanı sıra dengesiz beslenme ve olumsuz dış etkenler.

Balık, ceviz, soya, su…
Cildin yaşlanmasını önlemek için öncelikle beslenme alışkanlığınızın balık, sebze ve su ağırlıklı olmasına dikkat etmelisiniz. Günde en az 1.5 litre su için. Bunun yanı sıra E ve C vitaminli meyve ve sebze sularını bol bol içebilirsiniz. Cildin dış etkenlere karşı savunma gücünü artıran balığı haftada üç kez yemeye özen gösterin. Posalı yiyeceklerle (soya, fasulye, bezelye gibi) cildinizin yaşlanmasını durdurun. Soya, içeriğindeki doğal östrojen sayesinde cildin her dem genç kalmasını sağlıyor. Omega 6 içeren ceviz, fındık, badem ve ay çekirdeği cildi nemlendirip besliyor ve yaşlanmayı geciktiriyor.Konserve yiyecek ve şarküteri ürünlerinden uzak durun. Sigara içmeyin.Bu arada kil, bal ve sirkeyi kış güzelliğiniz için mutfağınızdan eksik etmeyin. Kili baharatçıdan ya da doğal ürünler satan dükkânlardan temin edebilirsiniz

SİRKE İLE GÜZELLİK KÜRÜ
Sirke, cildin dış yüzeyini ölü hücrelerden arındırıp elastiki liflerin üretimini artırıyor. Soğuk hava nedeniyle yıpranan cilde esneklik ve yumuşaklık kazandırıyor. 30′lu yaşlardan sonra cilt hücrelerinde yenilenme işlevi yavaşlamaya başlıyor ve cilt, elastikiyetini kaybedip kırışıklıklara davetiye çıkarıyor.
Derinlemesine temizlik
7-8 damla sirkeyi yarım çay bardağı tatlı badem yağı veya zeytinyağına ilave edip karıştırın. Akşamları yatmadan önce 1 ay boyunca haftada birkaç kez cildinize sürün. Antioksidan etkili bu sirkeli karışım hücreleri koruyor.

Aknelere karşı tonik
Küçük bir şişeyi gül yapraklarıyla doldurun. Üzerini örtecek kadar sıcak su doldurun. Ağzını kapatıp 2 gün bekletin. Süzüp 1 kahve fincanı sirke ilave edip karıştırın. Bir parça pamuğu karışıma batırıp cildinize yedirerek sürün. Kuruyuncaya kadar birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla durulayın.

KİL İLE GÜZELLİK KÜRÜ
Kış aylarında cildinizi haftada bir uygulayacağınız besleyici killi maskelerle koruyun. Kil, cilt kızarıklığını giderip cilde pürüzsüzlük kazandırıyor.
Besleyici maske
Kil zengin içeriği ile cildi besliyor. Kil maskesi için 1 avuç kili 2 çorba kaşığı ılık su ve birkaç damla zeytinyağı ile sulandırıp, göz çevresi hariç tüm yüzünüze ve boynunuza sürün. Eğer cildiniz yağlı ise karışıma birkaç damla limon suyu ilave edin. Eğer kuru ise bir tatlı kaşığı bal ekleyip karıştırın. 5 dakika bekleyip ılık su ile durulayın.

Kırışıklıkları önleme veya azaltma
Papatya ve adaçayı özü ile zenginleştirilmiş kil maskesini göz çevresi hariç temizlenmiş cildinize sürün. 10-15 dakika bekletip ılık su ile yıkayın. Cildinize nemlendirici krem sürün.
Kahverengi cilt lekeleri ve kızarıklıkları hafifletme
Cilt lekelerini gidermek için kil maskesi etkili bir yöntem. Ancak bu kez maskeye yabanmersini püresi ilave etmelisiniz.

Ölü hücreleri arındırma
Özellikle beyaz kil ciltteki ölü hücreleri arındırıcı özellikler içeriyor. Beyaz kili biraz su ile yumuşatıp koyu bir krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Göz çevresi hariç yüzünüze ve boynunuza sürüp 10 dakika bekledikten sonra ılık su ile yıkayın. Yumuşak bir havlu ile tampon yaparak kurulayın.
Sivilceleri temizleme
Sivilceleri sıkmayın, kurumasını bekleyin. Beyaz kil maskesine 2 damla limon suyu ve 2 damla zeytinyağı ekleyip karıştırın. Akşam yatmadan önce pamuklu kulak çubuğunu karışıma batırıp sivilcelerin üzerine hafif bastırarak maskeyi yedirin. Bir süre bekleyip cildinizi yıkayın.

BAL İLE GÜZELLİK KÜRÜ
Bal, cilde yumuşaklık ve parlaklık veriyor. Cildiniz yorgun görünüyorsa tazelemek için bal ile bir güzellik kremi hazırlayabilirsiniz.
Yumuşacık kadifemsi bir cilt için
Göz çevresi hariç tüm yüzünüze ve boynunuza bal sürüp 10 dakika bekleyin. Ilık suyla durulayıp havlu ile kurulayın.
Cildi canlandırma
1 çorba kaşığı balı rendelenmiş 1 elma ve ezilmiş 1 muzla karıştırıp göz çevresi hariç tüm yüzünüze ve boynunuza sürün.15-20 dakika bekledikten sonra ılık suyla durulayın ve havlu ile kurulayın.

Kırışıklıklara karşı
1 çorba kaşığı limon suyu, 2 çorba kaşığı bal ve 2 çorba kaşığı suyu bir kapta krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Göz çevresi hariç tüm yüzünüze sürün. Ilık suyla yıkayıp kurulayın.

Cildi sıkılaştırma
1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı badem yağı (sızma zeytinyağı da olabilir), 1 çorba kaşığı bal ve mercimek büyüklüğünde tereyağını bir kaba alıp krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Göz çevresi hariç tüm yüzünüze ve boynunuza sürüp 5-10 dakika bekleyin.Ilık suyla yıkayıp durulayın ve ılık havlu ile tampon yaparak kurulayın.
Ergenlik sivilcelerine karşı
1 kahve fincanı bal, 1 poşet yeşil çay ve 1 ampul C vitaminini robotta krem haline gelinceye kadar ezin. Göz çevresi hariç tüm yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Cildi besleyici ve gençleştirici maske
2 çorba kaşığı bal ile 2 çorba kaşığı pirinç ununu karıştırın. Ayrı bir yerde kar halinde çırpılmış yumurta akını ilave edip karıştırın. Maskeyi göz çevresi hariç tüm yüz ve boynunuza sürüp 10 dakika bekletin. Ilık suyla durulayıp kurulayın.

Etiket yok
Tue
21
Oct
6:02 am

Erkelerin cilt bakımı sadece traş ve traş sonrası kolonya sürmek değil. Erkeklerde ciltlerine önem vermeye başladılar. Erkeklerin cildi kadınlara oranla daha yağlıdır. Bu sebeple onlarda sivilce ve siyah nokta problemi daha sık görülür. Erkeklerin cildi daha yağlı olduğu için cilt kırışıklıkları onlarda daha geç görülür. Ancak oluşan kırışıklıklar daha derindir. Bunun bilincinde olan erkekler, cilt tiplerini belirleyip ona göre cilt bakım ürünleri kullanmaya başladılar.

Cilt Bakımı Şart Daha önceleri erkeklerin bakımı sadece traş ve sabunla sınırlıydı. Oysa kadınlar gibi erkeklerinde özellikle traş sonrası bakıma ihtiyaçları var. Çünkü traş, yüzdeki yağ parçacıklarının doğal olmayan yollarla atılmasına yol açıyor. Bu kaybı karşılamak zorunda kalan cilt, üst tabakasındaki hücre yenileme işlemini yüzde 30 düzeyinde artırıyor. Bu artışla yenilenen hücreler de dış unsurlara karşı daha hassaslaşıyor. Aynı zamanda su kaybına da yol açan hücre yenileme, cildin gerilmesine ve ciltteki kesiklerin mikrop kapma riskini de artırıyor.

Eskiden kalma yüksek alkol içeren maddeleri traş sonrasında uygulama geleneği ise, cildin dış tabakasının sertleşmesine ve tahriş olmasına yol açıyor. Erkekler, ciltlerinin traş sonrası kaybettiği koruyucu yağ ve suyu kazanarak canlanması için losyon ve jelleri tercih edebilirler. Traş Sonrası Önemli Bir çok kozmetik firması, erkeklerin traşını daha zevkli hale getirmek için seçenekler sunuyor: Köpük, krem ve jel. Sakal üzerindeki yağlı tabakayı yok edip su ile bütünleşmesini sağlayan ve sakalı yumuşatıp traşa hazır hale getiren bu ürünler, içindeki kayganlaştırıcılar sayesinde trajı kolay hale getiriyor. Tabii işlemler bununla sınırlı kalmıyor. Cildin kaybettiği nemi geri kazanmak için de ürünler var.

Etiket yok

Cilt bakımı, saç bakımı, sivilce, ciltteki lekeler, şişmanlık, varis tedavisi. Bütün bunlar için ihtiyacınız olan şey yalnızca elma sirkesi.. Özellikle elma sirkesi sağlıkla parlayan saçlar, lekesiz bir cilt ve ince, güzel bir vücuda kavuşmanı için önemli..

Kepeği önler, arındırır Saç bakımı ve saçınızdaki kepekler için saçlarınızı yıkadıktan sonra son durulama suyuna yani 1 litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi koyun ve saçlarınızı bu su ile durulayın. Bu işlemi bir süre her saçınızı yıkadığınızda uygulayın. Saçlarınız kepekten arınacak ve parlaklaşacaktır. Sivilce gidericidir 1 çay bardağı elma sirkesine yarım çay bardağı su ekleyin ve bir parça pamuğu bu karışıma batırıp sivilce üzerine bir süre kompres yapın. Faydası olduğunu göreceksiniz. Cilt lekeleri için yararlıdır Bir kaba yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi koyup kaynatın. Daha sonra bu su ile yüzünüze buhar banyosu yapın. Ayrıca yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü 3-4 günde bir silebilirsiniz. Cilt lekeleri için oldukça faydalı.

Formunuzu korumaya yardım eder Bir bardak suyun içine 1-2 tatlı kaşığı elma sirkesi koyun. İçine 1 tatlı kaşığı bal ekleyip sabahları düzenli olarak aç karnına için. Fazla kilolarınıza faydası olduğunu göreceksiniz. Varisleri giderir ve rahatlatır Yumuşak bir havluyu elma sirkesinin içine batırıp sıkın ve havluyu bacaklarınızın varısli olan bölgesine sarın. Bacaklarınızı yüksek bir yere kaldırarak yaklaşık 45 dakika kadar dinlendirin. Bu işlemi mümkünse sabah akşam tekrarlayın.

Etiket yok
Hepimize geçmiş olsun yaşlanmaktan kurtulduk. Üstelik doğal ve çok ucuz. Sizin için sandıklardan ve büyüklerimizin aklının bir köşesinde gizlenmiş güzellik formüllerini bulduk.


Babaannem doğru söylüyormuş… (Bunu duysa nihayet derdi…)


Güzellik içten gelir, ama biz dışarı çıkmasına izin vermiyoruz. Uzun zaman önce yemekten ya da içmekten vazgeçtiğimiz ürünler artık güzellik kaynağı.


Nerede o eski, yüzüne krem bile kullanmadan güzel ve ışıltılı ciltlere sahip olan kadınlar?


Sorunun cevabı zaten içinde, yani satır aralarında. Gerçek sermayemiz olan cildimize yapmadığımızı eziyeti bırakmadık. O da bize matlık, sivilce, leke ve kırışıklık olarak karşılık verdi.


Eski kadınlar etrafta bugünkü kadar çeşitli ürün yokken o buğulu güzelliğe nasıl sahip olmuş bir düşünelim… Eski film yıldızları botoks yokken, ya da pahalı cilt bakımı ürünleri bulunmazken nasıl efsane güzeller olmuşlar?


Kleopatra ya da Hürrem Sultan sizce yüzüne ne sürmüş? Bu güzellikleri ile nam salmış kadınlar hangi kozmetologla çalışmış? “Tabii ki ben diyeceğim” ama siz inanmayacaksınız (Belki ben uzun yaşamın ve gençliğin formülünü buldum ve saklıyorum.).


Adımı verecektim, ama toprak anaya ayıp olur diye vazgeçtim.


Peki, sihirli formül nedir?

İlk önce cilt temizlenir. (Ne ile diye soracak olursanız, steril edilmiş süt ile)


Mısır ve maydanoz tohumlarından elde edilmiş özel olarak geliştirdiğim peeling’le gözenekler temizlenip cilt arındırılır.


Portakal, kivi ve özel formülümle karıştırılmış maske cildi yenilemesi için 20 dakika ciltte bekletilir.


Sonra parmakları kelebek gibi hareket eden güzellik uzmanlarınca lifting masajı yapılır.


Ve cilt canlandırıcı kreminizin uygulaması ile bakımınız sona erer.

Bütün bunlar 30–40 dakikalık bir bakım süresinde cilde uygulanır ve size parlak ve dinamik bir görünüm sağlar.

Bu bakımı denemeniz şart…

Pervin Bulgak

Bio-Kozmetoloji Uzmanı

Etiket yok